Tuhaflık

Herkes hayatı anlamlandırma adına bir fikir kalabalığıyla boğuşuyor. Düşünmeyi ve düşüncelerini rahat bıraksalar böyle bir yumak oluşmayacak aslında.
Bir süredir fark ettiğiniz üzere ruh hali bakımından gökkuşağı gibiyim. Durmadan çeşitlilik gösteriyorum. Mesela normalde birçok şeyi sorgulayıp olgulara netlik kazandırırım, şimdiyse birkaç eylem dışında hiçbir şey yapmak gelmiyor içimden. Dışarıdan bakıldığında “ölmüş bu” dedirtecek bir durağanlık, kendini bilmezlik, isteksizlik var. Şimdi şurada bir kavga çıksa bana hiç enteresan gelmez mesela. “Olur, olur böyle şeyler, kavga da olur, barış da olur, aşk da olur. Kasmayın, olur hepsi” durumu.
Web sitemle ilgilenmek hiç gelmiyor içimden. Daha doğrusu nitelikli yazılar yazmayı istemiyor canım. Elif Şafak “Kağıt Helva”, Gogol “Ölü Canlar”, Dan Brown “Kayıp Sembol”, “Yüzüklerin Efendisi filmleri” tamamlanmayı ve yayımlanmayı bekleyen taslaklardan bazıları. Eminim siz de onları bekliyorsunuz ama site sahibiniz fazlasıyla müşkülpesent bugünlerde.
Yazının ilk cümlesi de üzerimdeki bu “uyuşuk ruh haline” uygun bir yorumdu. İnsanların çabaları vs. anlamsız geliyor şu sıralar bana.
Tuhafım. Tuhaf. Evet, sen de tuhafsın.
