Özdemir Asaf
![]()
Özdemir Asaf Arun, Cumhuriyet dönemi Türk şairlerdendir. 11 Haziran 1923 yılında Ankara’da doğdu. Babası Mehmet Asaf Şura-ı Devlet’in kurucularındandır. Babasının öldüğü yıl, 1930, Galatasaray Lisesi’nin ilk kısmına girdi. 1941 yılında 11. sınıfta, bir ek sınavla Kabataş Erkek Lisesi’ne geçip 1942 yılında mezun oldu. Hukuk Fakültesi’ne, İktisat Fakültesi’ne (3. sınıfa kadar) ve bir yıl Gazetecilik Fakültesi’ne devam etti. Bu arada Tanin ve Zaman gazetelerinde çalıştı ve çeviriler yaptı. İlk yazısı Servet-i fünun, Uyanış dergisinde çıktı. 1951 yılında Sanat Basımevi’ni kurdu ve kitaplarını ‘Yuvarlak Masa Yayınları’ adı altında yayımladı. 28 Ocak 1981′de hayata veda etti. İkilikler ve dörtlüklerden oluşan ilk şiirlerinde yoğun bir söyleyiş özelliği göze çarpar. İnsan toplum ilişkilerine yönelik temaları konu edinerek düşündürücü bir şiir evreni kurmuştur. Duygu ve düşünce yoğunluğuyla birlikte, alay ve taşlama şiirine egemen olan öğelerdir. İnsan ilişkilerinin toplumsal ve bireysel yanlarını sen ben ikileminde vermiştir. Çok kullandığı sevgi, ayrılık, ölüm temaları, son dönem şiirlerinde giderek yerini kaçış ve umutsuzluğun tedirginliğine bırakmıştır. Şiirin bir görüşü yansıtması, bir iletisinin olması düşüncesinden yola çıkmıştır. Yuvarlağın Köşeleri kitabında şiirin ve yazarın işlevi konusundaki görüşlerini dile getirmiştir. Batı şiiri ve geleneksel Türk şiirinden yararlanarak verdiği bileşim sanatını zenginleştirip geliştirmiştir. (Vikipedi)
En sevdiğim 2 şiirin sahibine özel bir sayfam olsun istedim. Yanlış anlamayın, sevdiğim çook şiiri var ama 2 tanesi hayatımın şiiri oldu resmen. İlk sırada onları, sonrasında da diğer gözdelerimi paylaşacağım bu sayfada. Elimde “Çiçek Senfonisi”, kulağımda raks eden bir tını ve dilimde mısralar… Sizleri şiirlerle baş başa bırakıyorum.
•Bana yaşadığın şehrin kapılarını aç…
Sana diyeceklerim söylemekle bitmez.
Yıllardır yaşamımdan çaldığım zamanlar
Adına düğümlendi.
Bana yaşadığın şehrin kapılarını aç…
Başka şehirleri özleyelim orada seninle.
Bu evler, bu sokaklar, bu meydanlar
İkimize yetmez.
•SENİ SAKLAYACAĞIM
Seni saklayacağım inan
Yazdıklarımda, çizdiklerimde,
Şarkılarımda, sözlerimde.
Sen kalacaksın kimse bilmeyecek
Ve kimseler göremeyecek seni,
Yaşayacaksın gözlerimde.
Sen göreceksin, duyacaksın
Parıldayan bir sevgi sıcaklığı,
Uyuyacak, uyanacaksın.
Bakacaksın, benzemiyor
Gelen günler geçenlere,
Dalacaksın.
Bir sevgiyi anlamak
Bir yaşam harcamaktır,
Harcayacaksın.
Seni yaşayacağım, anlatılmaz,
Yaşayacağım gözlerimde;
Gözlerimde saklayacağım.
Bir gün, tam anlatmaya…
Bakacaksın,
Gözlerimi kapayacağım…
Anlayacaksın.
•LAVINIA
Sana gitme demeyeceğim.
Üşüyorsan ceketimi al.
Günün en güzel saatleri bunlar.
Yanımda kal.
Sana gitme demeyeceğim.
Gene de sen bilirsin.
Yalanlar istiyorsan yalanlar söyleyeyim,
İncinirsin.
Sana gitme demeyeceğim,
Ama gitme, Lavinia.
Adını gizleyeceğim
Sen de bilme, Lavinia.
•Bir oyunla örtülüydü o yalan,
Ağlanacak güldürüydü oynanan.
Çevresini küçüklerin sardığı
Gülmelerin ardında ağlayan,
Aldanmamış aldatılmış bir insan.
•YÜK
Bir öykü var, sakladığın,
Bir öykü var ardında duran,
Bırak onu, uyansın.
Şimdi sen bir anı düğümü önünde
Duvarcana uzanıp duran,
Taşlanmış yükünle uyuyansın.
•BİLDİRİ
Bizler savaş ölüleriyiz,
Bundan böyle karşı-karşıya değiliz;
Bildiririz.
•PARÇA
Kan gibi midir, sevgin-kutsal anılar
Ve umulardan gelen sessizlik…
Ya da nereden geldi bu yalnızlığa,
O kısalan yolumuzda bizsizlik.
Daha çok-var-gibi-sonsuzlu sanılan yol bitti mi?
O da gelecekti, geldi mi, gelmedi mi…
Oysa baş yer beklemenindi, beklenenindi;
Bildi mi, bilmedi mi, gitti mi?
•GÖRMEDİM
Uyudum uyandım, seni görmedim,
İnandım, aldandım, seni görmedim.
Acıktığım sofralardan aç kalktım,
Seni nasıl aradım, nasıl aradım;
Anılarıma baktım, seni görmedim.
•Ağladığımı gör diye ağlamıyorum;
Ağladığım için ağladığımı görüyorsun.
•Nedir ki o, seni aydınlatırken,
Kararan yandığı, durduğu yerde.
Nedir ki o, seni yaşayıp ölen,
Sana hep kendi vurduğu yerde.
Nedir ki o, seni susan, söyleyen,
Özleyen, tam kendi olduğu yerde.
•Kendimi sileceksem, bilirim sende varım.
Senin ben yarısıyla seni ben tamamlarım.
Seni sende bütünler, sana sende inanır,
Seni sende silerim, seni bende yazarım.
•Seni, senden de yakın, yalnız ben tanıyorum,
Sana, seni en sıcak bir ben anlatıyorum.
Kimse varamaz senin ben kadar yakınına;
Çok zamanlar kendimi sanki sen sanıyorum.
Sana seni anlatsam, anlatırım kendimi.
Sende seni ararken kendimi arıyorum.
•…Unutturmayacağım, seni yaşatacağım,
Kendimi çoğalttıkça seni kuşatacağım,
Her zamanda, her yerde sen bende yaşadıkça
Sen evreninde sana seni aratacağım.
•Seni bulmaktan önce aramak isterim.
Seni sevmekten önce anlamak isterim.
Seni bir yaşam boyu bitirmek değil de,
Sana hep hep yeniden başlamak isterim.
•SÖZ
Benim en sevdiğim söz senden duyduğum ben’dir.
Hep yinelediğim söz sana koyduğum ben’dir.
İyi olmak adına bilgiç olmak istemem,
Seni senlediğim söz, bir bir oyduğum ben’dir.
•KALDIM
Seni düşlerime aldım,
Uykusuz kaldım.
Seni uykularıma aldım,
Düşsüz kaldım.
Başıma aldım, sensiz;
Gönlüme aldım, başsız,
Sensiz, yollarda pulsuz,
Pullarda mektupsuz kaldım.
Sana adlar aradım…
Ardında adsız kaldım.
•İnanmadığın oranda,
Sen varsın diye,
Olacağım, orada.
•Küçük çocuklar yapıp kendimden
Seni öpsünler diye gönderiyorum sana.
Bana, kucaklarında seni getiriyorlar;
Ben de sonra o seni getiriyorum sana.
•Biri gelir sorarsa sana beni
Gitti der misin?
Gittiğimi söyler misin?
Gidiyorum ben sana
Benimle gider misin?
•Ne iyi olurdu, herkesin,
…Ben yalan söyleyebilirim,
Ama sana değil…
Bir sen’i olsaydı…
Ne iyi.
Şimdi herkesin bir sen’i var.
Yalan söylediği.
•Seni görebilmek için
O geriye döndüğüm zamanlar,
İkimiz de ölüyoruz,
Yaşarken.
•Ben uyurken
Duvarıma tırmandın
Güllerimi yoldun.
Ve bütün şikâyetin
Sen uyurken
Bahçene girenlerden…
•Sen bana bakma,
Ben senin baktığın yönde olurum.
•Ama ben en çok şeyi
En kısa zamanda sana söyledim…
Yalnız sana.
•Kim o, deme boşuna…
Benim, ben.
Öyle bir ben ki gelen kapına;
Baştanbaşa sen…
İlerleyen zamanlarda şiirlere yenilerini ekleyeceğim. Yani okuduğum ve sevdiğim yenilerini =)
Umarım sizler de beğenmişsinizdir. Özdemir Asaf’ın hayatına dair çok daha ince ve özel ayrıntılar öğreniyorum. Zamanı gelince ve yeterince biriktirdiğimde buradan onları da yayınlayacağım.
Şiir tadında günler…
