Ayşe Zeynep

Archive for the ‘Televisione’ Category

Çocuklar Duymasın (Yeni Versiyon)

No Comments »

Ağustos 9th, 2010 Posted 22:05

Yeni Çocuklar Duymasın dizisi başladı, görmüşsünüzdür reklamları. (Bu arada bugünlerde çok boş konularla ilgili yazıyorum farkındayım ama hayatımın en boş dönemleri kusura bakmayın lütfen :/)
Tutar mı tutmaz mı bilmiyorum ama ben tuttum arkadaşlar. Evet çok beğendim =) Hiç reklamsız yayınladılar ilk bölümü, bu biraz zorladı :D
Annem ve kardeşimle izledik. Çok fazla yerde kahkahalar attık. Şimdi karakterlerden tek tek bahsedeceğim :)

Haluk: Biraz yaşlanmış amaa Haluk olmasa bu bölüm izlenmezdi. Selami falan gitmiş olsa da; Haluk’ta aynı tipleme, aynı hareketler, çok güldüm. Onun temel direk olduğuna karar verdim =) olmasa dizi olduğu gibi çöker.

Meltem: Herkesin aksine Pınar Altuğ eski haline göre çok daha gençleşmiş =) zayıflamış, yüzü güzelleşmiş, harika olmuş yani. Hiç o kadar kocaman çocukların annesi gibi durmuyor vallahi =) üstelik oyunculuk performansı da 10 numara.

Duygu: Yeni Duygu’yu eskisinden daha çok sevdim. Zaten oldum olası Ayşecan Tatari’den hazzetmem. Bu kız daha şirin, güzel de oynuyor. Değişmesine sevindim.

Emre: Havuç kocaman olmuş yaa =) çocukken sevimliydi, şimdi çok alışamadım ama fena da sayılmaz, sırıtmıyor yani :)

Gönül: Selami’nin olmamasına üzüldüm. Gönül’ü eskiden severdim, şimdi de pek değişmemiş bir problem yok =)

Orçun: Adamım! Bu dizide temel direk Haluk’sa diziyi yürüten de Orçun kesinlikle! Çok güldüm, eski Havuç karakterinden daha sevimli ve bitirim bir tip olmuş o olmasaydı diziyi izleyemezdim muhtemelen.

Hüseyin&Şükrü: Aynılar :) sadece biraz daha yaşlanmışlar, diziye renk katıyorlar…

Müsteşar Kemal: Eşi Müzeyyen Hanım gerçek hayatta yıllar önce aniden vefat etti. Allah rahmet eylesin, dizide onun için hüzünlü bir hava oluşturulması güzel olmuş, vefalılar yani… Ama Kemal Bey inşallah en kısa zamanda o eski neşeli haliyle çıkar karşısına seyircinin :)

Emine: Bu kadın da aynı hiiçç değişmemiş! Oynadığı karaktere bayılıyorum. Hele “amaaniiiin” demesi bitiriyor beni :)

Selçuk Bey: Bu adam çok zayıflamış yaa! İlk gördüğümde Selçuk Bey’e benzeyen birini getirmişler herhalde diye düşündüm ama baktım o! Cidden çok zayıflamış, şaşırdım.

Engin: Aynı üçkâğıtçı Engin! Çok değişmemiş, değişmeyen oyunculardan olmasına sevindim.

Fısfıs İsmail: Sanırım bu sefer bu adamın çapkınlık yapıp eşinden kaçmasına vs. tanık olacağız. Eskiden mi evlenmişti peki? Eşi kim tanıyor muyuz?

Yeni gelen adam(Haluk’un iş yerindeki): Biraz uyuz bir tip. Sevmedim üzgünüm. Keşke Selami olsaydı…

Sararsa devamını izlerim büyük ihtimalle =) siz de izlerseniz, iyi seyirler…

Posted in Televisione

Sözüme Geldiler…

9 Comments »

Ağustos 4th, 2010 Posted 22:12

Bir gün herkes benim sözüme gelecek! Şimdiden belirtileri var zaten :P

Örnek olarak şurada gördüğünüz yazımda Kavak Yelleri dizisinin Efe’siz olamayacağını söylemiş ve kendi çapımda ilgililere seslenmiştim. Efe gittikten sonra diziyi hiiiiiç izlemedim ama bugünlerde reklamlarda Efe karakterini görmeye başladık, yani Efe diziye geri döndü. Bu dizi Efe’siz olmazdı, hoş bu saatten sonra toparlayabilirler mi bilmiyorum ama sırf merakımdan (geri dönüş senaryosu nasıl olur onu merak ediyorum=)) ilk bölümlere bakacağım. Belki benim senaryomu da kullanırlar belli mi olur!

Kısacası sevgili dostlar, ileri görüşlülük konusunda da iddialıyım..   :P

Bizi izlemeye devam edin!

Posted in Televisione

Abiye Kuzu

1 Comment »

Mayıs 15th, 2010 Posted 23:46

Dizinin adı her ne kadar “Türk Malı” olsa da ben “Kuzular” demeyi tercih ediyorum =)
Türk Malı dizisinin tamamı komik değil bence. Ama Abiye karakteri (Binnur Kaya) beni kırıp geçiriyor. Birbirinden değişik lafları falan… Otur saatlerce gül yani =)
Bir yerde gördüm Abiye’nin incilerini. Hem baktıkça güleyim, hem de sizler de gülün diye paylaşmaya karar verdim =)

Adale mülkün temelidir
Temizlik İran’dan gelir
Ağaç yaşken emilir
Hayatımı yazsam orman olur
Erkeğin midesine giden yol kalbinin yakınından geçer
Yalancının mumu yansıyana kadar yanar
Komşu komşunun gülüne muhtaçtır
Moda, insanın üstüne yapışanı giymesidir
Piyasadaki vurgunluk emişen ülkelerin hisse senetlerini feci vurdu dibe fırlattı
En bozuk saat bile günde iki kez yanılabilir
Kitabı en iyi şekilde emmeliyiz
Kitap insanın en iyi tostudur
Söz sükütse gümüş altındır
Az önce gıravata kravat dedin de ay ben bu yanlış söylemlere çok gülüyorum ya
Oğlum Dede Efendi mi o? Gerçekten ne kadan da efendiymiş
Ekspresko sıcak içilir lütfen
Ben lisedeyken Aykut Testi yaptırmıştım. Benimki üstün bi alt sınırı çıkmıştı benim hemen üstümdekiler, Ünlü ressam Albert Einstein ile Ünlü Bilim Adamı Pascal Numanmış
Sana tebrik koyuyorum Erman
Mikro Dalgalı Fırın
Biz gayet misafirparkır bi aileyiz
Ekspreskolarımızı koltuklarımıza yayılıp televizyon karşısında höpürdetelim
ADB doları aldı başını gidiyo
Yemekler zaman hışımına uğramasın
Biz de Boğaziçi`nde okurken “boyfirenkimiz” vardı
Üzüm üzüme baka baka kamaşır
İki kişinin bindiği tır değildir
Ders en iyi derste emilir
Aşkın kaşı yoktur
Aşkı bulmak zor değildir onu koruklamaktır
Santranç benim ata sporumdur
Galiba Şah Mart oldu
Kulplu beygir dalında pek çok madalya ve ödüllüm vardır
Uzun lafın sopası
Her koyun kendi bacanağıylan basılır
Hayat gömme dolap gibidir inişleri ve çıkışları vardır
İstemek başarmanın karısıdır”

 

Posted in Televisione

YetenekSizsiniz Türkiye

2 Comments »

Mart 22nd, 2010 Posted 01:09

 

Güzel bir programdı. Türkiye’deki yetenekli insanların bir kısmını bir şekilde görmüş olduk. İçlerinde benim çok hayret ettiklerim oldu. Yarışmanın tamamını elbette izlemedim ama bazen denk geldiğim 1-2 bölüm oluyordu. Kaan Baybağ’ı biliyorsunuzdur belki. Kendisi 12 yaşında olmasına rağmen, olağanüstü bir Michael Jackson dansı yapmış ve herkesi kendine hayran bırakmıştır. Hele o masumluğu, heyecanlanması, tevazusu… =) Allah herkese bu kadar yetenekli ve düzgün bir çocuk nasip etsin diyorum.

Finali izledim. Yarışmayı Bilal adlı görme engelli yarışmacının kazanacağını düşünüyordum ama Kaan’ın kazanmasını istiyordum. Kaancığım 3. oldu ne yazık ki, çok üzüldüm =( En sona Bilal&Uğur ikilisi ve Bilal Göregen kalmıştı. Kesin Bilal kazanır dedim ama olmadı. Şok oldum Bilal ve Uğur aldı 500.000TLyi. Gerçi şok olmam hak etmediklerini düşündüğümden değil, çok başarılılardı ve sonuna kadar hak ettiler. Ama Bilal, engelli olduğu için, Türk milletinin şu ağır basan “merhametli” yanına hitap ettiği için ve kazanırsa parayı ameliyatı için kullanacağını söylediği için böyle düşündüm hep. Etrafımdaki insanların çoğu da böyle düşünüyordu. Sürpriz oldu Bilal ve Uğur’un kazanmaları. Yine de biz madem Bilal almayacaktı bari Kaan’a verseydiniz diye geçirdik içimizden. İnşallah ziyan olmaz yeteneği ve çok daha başarılı yerlere gelir ne diyeyim =)

Hülya Avşar’ı sevmem ama Acun ve Ali Taran’ı çok seviyorum. Hülya Avşar yerine Beyaz gelseydi ve Ali-Beyaz-Acun üçlüsünden oluşsaydı jüri, eminim hiçbir bölümünü kaçırmazdım. Bu haliyle bile yeterince eğlenceli, öbür türlü kahkaha tufanı olurdu herhalde =)

Böyle başarılı ve faydalı bir program yaptıkları için AcunMedya’ya teşekkür ediyoruz, inşallah programın bir sonraki turları daha adaletli geçer.

Posted in Televisione

“Gönülçelen” Dizisi

3 Comments »

Şubat 27th, 2010 Posted 00:40

Aşk ve Ceza dizisiyle ilgili yazımı yazarken Gönülçelen’e de değinmiştim hafiften. Beklediğim dizinin ilk bölümü bu gece yayınlandı. Çok renkli, cıvıl cıvıl ve kaliteli bir dizi… Benden tam not aldı =) Öyküyü bilmiyordum ama ilk bölümünden anladığıma göre oldukça ilgi çekici.

Tuba Büyüküstün “Çingene” olarak olağanüstü bir performans sergilemiyor ama düşündüğümden daha başarılı olduğu kesin. Cansel Elçin’e gelince, onun iyi bir oyuncu olduğu zaten ortada, konuşmaya bile gerek yok. Hatırla Sevgili’de çok beğenirdim kendisini.

Yalnız dizinin devam edip etmeyeceği ile ilgili endişelerim var. Bir kere çok geç saatte, ben Cuma gecesi olduğu için, tüm haftanın yorgunluğuyla, çok direndim açıkçası uykuya. Hanımın Çiftliği’yle çakıştırmak istemiyorlar sanırım, ama böyle de kötü gibi :/ Yani en azından benim adıma =)
Umarım kaliteyi bozmadan devam ederler ve daha iyi bir gün ve daha iyi bir saate çekerler diziyi. Oyuncular çok nitelikli, ziyan olmasını istemem bu yapımın.
En sevdiğim bayan oyuncu Tuba Büyüküstün, güzel bir diziyle karşımda :) Mutluyum, beğendim, tavsiye ederim ;)

Posted in Televisione

“Aşk ve Ceza” Dizisi

5 Comments »

Ocak 23rd, 2010 Posted 17:06

Hazır televizyondan dem vurmuşken yeni başlayan ve 3. bölümden tutulmamı sağlayacakmış gibi görünen bir diziden bahsedelim. Aşk ve Ceza…

Nurgül Yeşilçay’ı İkinci Bahar’da tanıdım. Asmalı Konak’ta hayran oldum kendisine. Seymen-Bahar aşkı muhteşemdi. O diziyi ne kadar sevdiğimi herkes bilir. Asmalı’dan sonra Nurgül’ü aynı derecede beğendiğim hiçbir yapımı olmadı. Ne dizileri, ne filmleri beni hiç etkilemedi. Yıllar sonraysa Aşk ve Ceza’da karşıma çıktı. İlk duyduğumda beni yine hayal kırıklığına uğratır diye düşündüğüm için pek önemsemedim. Ama yanılmışım. Hayal edebileceğimden daha iyi çıktı karşıma. Oyunculuk zaten süper… Murat Yıldırım’la da uyumlu olmuşlar. Söylemeden geçemeyeceğim bir de, karar verdim Nurgül’e “metropol kadını tiplemesi” yakışıyor en çok. “Ezogelin” falan olmamıştı.

Murat Yıldırım’a gelince… Fırtına dizisinde meşhur olmuş sanırım. O diziyi izlemediğim için bilmiyorum. Ben onu Asi’de tanıdım. Asi dizisi de benim vazgeçilmezlerim arasındadır. Bitmesine çok üzülmüştüm geçen sene. (Büyük bir Tuba Büyüküstün hayranıyımdır bu arada ve onun da yeni dizisi geliyormuş, bakalım Çingene olarak nasıl oynayacak:]) Murat Yıldırım çok karizmatik bir adam, ayrıca oyunculuğunu da çok iyi buluyorum. Nurgül ve Murat’ı birlikte düşünememiştim ilk başta ama güzel bir çift olmuşlar bu dizide. Sevdim bu yüzden.

Karakterler ve oyuncular gayet iyi. Normalde hiç “töre” dizisi izlememiştim ve sevmem de pek, yalnız töre burada daha değişik bir hava katmış, dizi çok yönlü olmuş. Bambaşka hayatlar var, üstelik sıradan da değil. Konuyu da beğendim.

3. Bölümden gayet iyi gidiyorlar, inşallah bozmazlar ve güzel bir şekilde devam eder. Şu an için tavsiye edebileceğim bir dizi :)

www.askveceza.com adlı web sitesinden dizinin diğer oyuncuları, konusu ve merak ettiklerinizle ilgili ayrıntılara bakabilirsiniz.

Posted in Televisione

TV’deki Ahlaksızlıklar

No Comments »

Ocak 23rd, 2010 Posted 00:56

Aşk-ı Memnu, Kavak Yelleri, Küçük Kadınlar, Yaprak Dökümü gibi diziler sizce de çığırlarından çıkmadılar mı? Hatta bunu çok uzun süredir dile getiriyor herkes ama yapımcıların pek kulak astığı yok galiba.

İnsanlar kafa dağıtmak için TV izlemeye kalksa ya da çocuklarını eğlendirmek için açsalar bu makineyi, aklı başında olanlar bin pişman oluyor. Ahlaksızlık diz boyu. Birisinin yengesiyle, birisinin arkadaşının sevgilisiyle, birisinin evli adamlarla, diğerinin bilmem kimle ilişkisi var. Karışık, sapıkça ve Türk ahlak yapısına, geleneklerimize, dinimize tamamen ters muhtelif olaylar… Benim artık midemi bulandırıyorlar ve beynimi kirletmekten başka işe yaramadıkları için izlemiyorum bu tür yapımları. Ama fark etmişsinizdir sadece dizilerde değil neredeyse bütün programlarda bulunuyor böyle bir belden aşağılık. Haneler denen saçmalıkta, o çok güldüğümüz Çok Güzel Hareketler Bunlar’da (bu arada niye hep Kanal D yapımlarını sayıyorum=]) alenen bir ahlaksızlık var. Çocuğum olsa kesinlikle izlemesine izin vermezdim ben. Ki ben bile izlemiyorum. Eski dizilerde +18lik sahne çok azdı. Mesela Hayat Bilgisi dizisinde ben hiç hatırlamıyorum. İkinci Bahar, Yılan Hikâyesi, Asmalı Konak, Kurtlar Vadisi gibi dizilerde de olsa bile çok az sayıdaydılar ve göze batan bir abartılık söz konusu değildi. Hiç olmazsa Aşk-ı Memnu gibi, sadece malum ahlaksızlıklar üzerine dönmüyordu olaylar.

Bir de “Yemekteyiz” çılgınlığı var. İnsanlar açlık sınırında yaşarken; sofraya konan yemeklere burun kıvırmalar,  Allah’ın nimetini didik didik edip iğrenç olduğunu dile getirmeler, çok beğendiğini söyleyip yüzsüzce “2 puan” demeler… Hiç hoş değil, hiç… Nereye gidiyoruz böyle?

İşin kötü ve tuhaf yanıysa, bu tür yapımların müthiş reyting alması… Türk insanı; ihanet, entrika, kaçma, ağlama, üzülme, terk etme, kavga etme vb. konuları daha çekici buluyor. Bu bir gerçek… Üstelik Kurtlar Vadisi gibi dizileri de “ay adamlar birbirini öldürüyor böyle, siyah siyah adamlar…” diye yererler. Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu! Sapık ruhlu davranışları izleyeceğime kötü adamların öldürülmesini izlerim daha iyi! Neyse, şimdi burada “Recep İvedik izleyicisi” halkımızın dizilerdeki konu tercihini eleştirmek anlamsız olur.
   
Kısaca, birilerinin bu gidişe DUR! demesi lazım. Hem de acilen! Nitelikli yapımlar istiyoruz…

Posted in Televisione

Kurtlar Vadisi Beyaz

4 Comments »

Kasım 22nd, 2009 Posted 10:52

Gülmekten öldüm tek kelimeyle :)
Kardeşim söyledi. “Abla Beyaz’ı KV’de oynatmışlar, böyle böyle oluyor…” dedi. İnanmadım önce. “Bu kadar ciddi bir dizide Beyaz’ın ne işi var ki?” diye düşündüm. Meğer gerçekmiş :) İzleyin ve siz de gülün. Çok yakışmış cidden :D

Buradan izleyebilirsiniz…

Posted in Televisione

“Hanımın Çiftliği” Dizisi

2 Comments »

Ekim 24th, 2009 Posted 19:57

Özgü Namal’ın bendeki yeri malum :) Daha önce Kurtlar Vadisi’nden sonra çektiği bir dizi tutmadığı için bu dizinin reklamları yapılmaya başlandığında bu da tutmaz demiştim, yine de içimde bir umut vardı uyarlama dizi olduğundan. Bildiğiniz üzere Orhan Kemal’in Hanımın Çiftliği adlı romanından ekranlara aktarılıyor dizi. Özgü’nün olağanüstü performansıyla dizi gerçekten çok kaliteli bir yapım olmuş. Mehmet Aslantuğ’un da katkısını unutmamak lazım. Onun da oyunculuğu harika.
Şimdilik gayet başarılı devam ediyorlar, umarım hiç bozmazlar. Severek izliyorum, tavsiye ederim :)

Posted in Televisione

Çizik Filmler

11 Comments »

Ekim 15th, 2009 Posted 21:57

Orjinali “Çizgi Filmler” olacak elbette :) fakat ablam küçükken “çizgi film” diyemezmiş, “çizik film” dermiş. Ben de çocukluğumuza bir gönderme olsun diye böyle yaptım başlığı :D
Geçen gün Facebook’ta biri Casper çizgi filminin grubuna davet etmiş beni. Anında aklıma küçük Zeynep geldi ve eski çizgi filmlere gitti aklım. Şimdi hatırladığım kadarıyla izlediklerimi yazacağım buraya. Belki kendinizden bir şeyler bulursunuz :P

CASPER

Bana çizgi filmler hep çok kısa gelmiştir ama en kısa gelen her zaman “Casper” olmuştur. Casper başlarken benim için hayat dururdu, hala olsa izlerim herhalde :)

BOBBY’nin DÜNYASI

Foxkids’de yayınlanırdı. Bobby hemen hemen gördüğü her şeyle ilgili inanılmaz hayaller kurardı. Minicik bir çocuk olmasına rağmen zekası benim hayran olmama sebep olmuştur. Çok zevk alırdım izlerken :)

LIFE WITH LOUIE

 

6-7 (belki daha fazla) çocuğu olan bir aile. Baş karakter Louie. Resimdeki kadın annesi. Çok zevkli ve eğlenceli bir  yaşamları var. Annenin iyimserliği, babanın  kötümserliği ve iki arada kalan Louie. :) Yine Foxkids’de çok sık yayınlanırdı.

TOM VE JERRY

Hayatımın çizgi filmi :) Genelde Kanal D’de yayınlanırdı. Şimdilerde ise Cartoon Network’te görüyorum. Rastladıkça da izliyorum tabii :) Eminim tüm çocukların vazgeçilmezidir. Hiç bitmesin isterdim. 

HEIDI

Bu kızın yaramaz tarafını nedense hep kendime benzetirdim küçükken. Malum saflığı ve şirinliğiyle başını belaya sokardı ama bir şekilde de sıyrılırdı. O ağlarken benim de gözlerim dolardı. Şimdi bulsam yine severek izlerim, çok sıcak gelirdi bana :)

ŞEKER KIZ CANDY

Küçüklük pembe dizimiz. Candy’nin başına gelenler Türk filmlerindeki kızların başına gelmemiştir. Ruh hastası teyze ve kuzenler (öyle hatırlıyorum), saçma sapan okul arkadaşları… Bir tek Antony diye yakışıklı bir çocuk vardı bu kızın sevdiği, o da öldü sonradan. Ne üzülürdük yaa… Yalnız başlarken çaldıkları şarkılar falan çok hoşuma giderdi. Bitmesine çok üzülürdüm.

ŞİRİNLER

Nefret ederdim şu Gargamel’den. Bir de gözlüklü şirinden. O gözlüklü şirini neden oynatırlardı bir türlü anlam veremezdim. En çok bebek şirin vardı, onu severdim. Başlarına ne gelirse gelsin mutlaka kurtulacaklarını bilirdim, bu yüzden içim hep rahattı. Ayrıca uslu olursam ve yolum bir gün ormana düşerse, onları görebileceğim yalanına da inandığımı hatırlıyorum :)

BUGS BUNNY

Hala izliyorum denk gelince. Bugs Bunny’nin müthiş zekası beni hep büyülemiştir :D ve her “naber cınımm?” deyişi çok hoşuma gider. Kel kafalı şapşal bir adam vardı, ona da gıcık olurdum nasıl bu kadar aptal oluyor diye… Ama o aptal olmasa zevki çıkmaz Bugs’ın, o ayrı :)

 

Şimdilik aklıma gelenler bunlar. Başka bulursam eklerim :) onlarla çocukluğum çok güzeldi…