Ayşe Zeynep

Archive for the ‘AyseZeynep'e Özel’ Category

Altıncı Gün

No Comments »

Ağustos 13th, 2010 Posted 22:49

Benim söylemek için çırpındığım gecelerde siz yoktunuz…

Posted in AyseZeynep'e Özel

Doğayla İç İçe

No Comments »

Ağustos 5th, 2010 Posted 13:51

 

Hayatımda ilk defa ruhum benden bağımsız hareket ediyordu son zamanlarda. Yani asla kontrol edemiyordum. Kendi kafasına göre mutlu, üzgün, sinirli, duygusal, neşeli olabiliyordu. Üstelik içimde öyle bir ağırlık vardı ki, ne yaparsam yapayım nefes alamıyordum.

Birkaç gün kendimi doğaya bırakma fikri güzelmiş… Her yer yemyeşil. Gökyüzünün görünmesini zorlaştıracak kadar büyük ağaçlar var. Uzun bir ağaca kurulmuş mükemmel bir salıncak buldum! Sallanırken kendimi unutuyorum. Bir ağaca yaslanıp kitap okumak, temiz havayı ta derinlere kadar solumak, kekik kokulu sabunlarla el yıkamak, dilediğince yazmak, buz pateni yapmak, ayva tatlısı ve közlenmiş kırmızıbiber yemek, en önemlisi de temiz havadan dolayı erkenden ve zinde olarak uyanmak!

Kesinlikle ruhumun ihtiyacı varmış.
Rabbime sonsuz şükürler olsun.
Nefes alabiliyorum.”
(00.00)

Posted in AyseZeynep'e Özel

Selamlarr Herkese!

9 Comments »

Mayıs 15th, 2010 Posted 16:51

Herkese merhaba! =)
Uzuun bir süredir sitemle gerektiği gibi ilgilenemiyordum. Sonrasında sebebini hala(!) çözemediğim bir sorun da oluştu sitede. Yazılar hiçbir şekilde açılmıyordu vs. İlgilenemeyecek kadar yoğundum, hala da öyle sayılırım. Ama sıkıntılı dönemler geçti çok şükür, beni seven insanların duaları ve yardımları sayesinde… Sitemi de düzeltti bir arkadaşım =)

Geçen hafta Ankara’daydım, arkadaşlarımla vakit geçirdik 1 hafta, neşemi oldukça yerine getirdiler sağ olsunlar =) Ankara için güzel bir gezi yazısı yazmak istiyordum ama çok uğraşmak gelmedi içimden nedense… İlk gittiğimde hiç sevmemiştim ama bu sefer daha ‘yaşanılabilir’ yerlerde kaldım. Hoştu, yine de inşallah İstanbul’dan hiç ayrılmam =)

Sitemle ilgilenemediğim zaman diliminde birçok kitap okudum. Etkisinde kaldığım birkaç tanesini ayrıntılı şekilde anlatmayı planlıyorum önümüzdeki günlerde.

Bu arada artık daha fazla saklamayayım, zaten birçoğunuz biliyordunuz. Yaklaşık 4-5 ay önce okulu dondurdum, tekrar hazırlanıyorum. Sıkıntılı süreç dediğim, bu zamanlardı. Siz sormadan cevap vereyim, çok elle tutulur bir sebebi yok tekrar hazırlanmamın. Daha iyisini yapma isteği, hırs veya tatminsizlik olabilir. Sınavım da iyi geçti çok şükür. Şimdilik bu konuda söyleyeceklerim bu kadar. Dualarınızla daha iyisini yapabileceğime ve her şeyin çok güzel olacağına inanıyorum.

Artık kendimi ve sizleri daha fazla yazılarımdan mahrum bırakmamaya gayret edeceğim.
Kendinize iyi bakın, huzur dolu günler diliyorum… ;)

NOT: Yorumlar konusunda seçici davranmamı ve bazı yazılarımda hiç yorum yayınlamamı lütfen kişisel algılamayın, hepinizi seviyorum ben ama bu şekilde olması gerekiyor bazen =)

 

Posted in AyseZeynep'e Özel

Ö.Asaf’tan…

3 Comments »

Mart 15th, 2010 Posted 22:05


Bir oyunla örtülüydü o yalan,
Ağlanacak güldürüydü oynanan.
Çevresini küçüklerin sardığı
Gülmelerin arkasında ağlayan,
Aldanmamış aldatılmış bir insan.

Ö.ASAF

Posted in AyseZeynep'e Özel

Korumalı: Sana özel bir şeyler…

Yorumları görmek için parolanızı girin.

Mart 1st, 2010 Posted 02:46

Yazı parola korumalı. Yazıyı görmek için parolanızı girin:


Posted in AyseZeynep'e Özel

Hayatımın Bazı 22 Şubat’ları

2 Comments »

Şubat 22nd, 2010 Posted 16:50

*Küçüğüm. Hayal meyal hatırlıyorum bu anıyı. Her zamanki gibi soğuk bir 22 Şubat gecesi. Anneannemlerdeyiz. Trabzon’dan teyzemler gelmiş. Dayımla yengem de yeni evliler. Bana sürpriz doğum günü yapmışlardı, bir sürü hediyem olmuştu =) Hatta bir tanesi hala duruyor. Yengemle dayımın kırmızı kalpli bir kutusu olan kolyeleri… Çok sevmiştim =) Nedense o günü unutamadım.

*Yine küçüğüm. Kaç yaşında olduğumu hatırlamıyorum. Sıkıcı bir 22 Şubat’tı. Muhtemelen hafta sonu falandır. Evdeydik. Balkondan dışarı bakıyordum. O sırada mahalleden çok sevdiğim 2 arkadaşımın ailesiyle bir yere gitmekte olduğunu gördüm. Nereye gittiklerini sordum. Annelerinin bir arkadaşının doğum günüymüş o gün, oraya gidiyorlarmış. Büyük bir neşeyle söylediler bunu. Çok üzülmüştüm. En yakın arkadaşlarının doğum gününden haberleri yok, kime gidiyorlar falan demiştim hatta =) Üzüldüğümü hatırlıyorum…

*İlkokul 4. ya da 5. sınıftayım. Annem istersem doğum günümü sınıfta arkadaşlarımla kutlayabileceğimi söylemişti. Kocaman pembe bir pasta yaptırdı. Böyle bir şey bizim için ilkti. 4-5 yıllık sınıfımda ilk defa birinin toplu bir şekilde doğum günü kutlanıyordu. Bizde erkekler ve kızlar arasında büyük mesafe vardı. Yani mesela kızlarla erkekler yan yana oturmaz, birlikte oynamaz, arkadaş bile olmaz. Özel okul olduğu içindi herhalde ya da öyle bir psikolojimiz vardı bilemiyorum… Ama doğum günümde erkekler dâhil herkes bana hediye almıştı =) ilk defa bütün sınıf “herhangi bir cinsiyet ayrımı olmaksızın” kaynaşmıştık. Okulda erkeklerin de insandan sayılabileceğini ilk defa o gün görmüştüm =) Unutamadım o günü…

*22.02.2003. 12 yaşındayım =) Canım anneannem ağır hasta. Son günleri… Anneannem ve 2 halam Pendik’te oturuyorlar. Annemler anneanneme bakarken biz de kardeşimle halamlarda kalıyorduk. Yanımda annemler falan yok ya, doğum günümü kimse hatırlamaz diye düşünüyordum. İçten içe hem üzülüyorum hem de anneannem daha önemli diye kendimi avutuyorum. Hiç beklemediğim bir anda bir pasta geldi önüme, birden herkes ayaklandı (halamlar, kuzenlerim, eniştelerim vs.) Çok şaşırdım tabii, bir o kadar da mutlu oldum. Hem de kuzenim kendi elleriyle yapmış! Ev yapımı pastalara bayılırım =) daha bir samimi ve lezzetli oluyorlar. Hüzünlü bir anda yaşadığım bu doğum günü, çok sevindirmişti beni.

*Geçen sene. Tam 4 ayrı yerde kutlandı doğum günüm. Sınıf arkadaşlarımla pasta kestik, başka sınıftan arkadaşlarım yemekhanede pasta kestiler benim için, 2 arkadaşımla buluştuk onlar kesti, bir de aile içinde kuzenlerle falan kutladık =) hepsi çok güzeldi… Halam çok güzel takılar yapmıştı bana elleriyle, arkadaşlarımdan, ailemden ve beni seven herkesten çok anlamlı hediyeler aldım. Harikaydı =) 1-2 hafta sürmüştü zaten kutlamalar :D

Hayatımın bazı doğum günlerinden aklımda kalanlar bunlar… Geriye kalanlar klasik işte. Her doğum gününde olabilecek şeyler =)

22 Şubat her sene benim için ayrı heyecan demektir. Hiçbir zaman olağanüstü şeyler beklemememin yanında, şirin bir cümleyle hatırlanmayı istemişimdir. Mesela çok pahalı bir hediye yerine, karşımdakinin beni düşündüğünü gösteren minik bir not daha çok mutlu eder beni. Dostlarım da beni hiç yalnız bırakmaz… Alırlar gönlümü, birlikte çok mutlu oluruz =) Tüm sevdiklerime ve beni sevenlere sonsuz teşekkür ederim… İyi ki hayatımdasınız…

Posted in AyseZeynep'e Özel

19. Yaş Günüm

4 Comments »

Şubat 22nd, 2010 Posted 00:40

Yeni bir yaş, yeni bir yıl…
Yeni umutlar, yeni sevinçler, yeni heyecanlar, yeni gözyaşları…
18. Yaşım hem birçok üzüntüyü, hem de “hayatımın en mutlu zamanları” dediğim günleri barındırdı içinde. Üzüntüler katlanarak karşıma çıkar da, bir daha o günlerdeki kadar uç bir mutluluk yaşayabileceğimi hiç sanmıyorum. Kendinden, karşındakinden, gelecekten emin olmak… Sınır çekmemek sevginin önüne… Bedelini ödemedim mi? Fazlasıyla ödedim. Burnumdan fitil fitil geldi o “mutluluk” dediğim zamanlar. Yine de toz konduramıyorum o kısa ve benzersiz anlara. Yerimde başkası olsaydı eminim sonradan yaşadıklarıyla çoktan unuturdu. Ama unutamadım. Belki de tek olduğundandır, çıkaramadım kalbimden işte.
Doğum günümle ilgili bir yazıda neden mi bundan bahsediyorum? Çünkü 18. yaşıma bakınca aklıma bir tek o zamanlar geliyor. Ya da ağırlığı en çok olan anı o.
19. Yaşıma gelince, bir beklentim yok. İnsan büyüdükçe beklenti denen yalana daha mı az inanıyor bilemiyorum ama bu yaş için yalnızca temennilerim var. Mutluluk, sağlık, huzur ve sevgi dolu bir yaş diliyorum Allah’tan. Siz sevdiklerim, beni yalnız bırakmayan dostlarımla beraber…  
İyi ki doğdum, mu? =)

Çiçek Senfonisi

8 Comments »

Şubat 19th, 2010 Posted 23:21

Sevgili arkadaşlar,
Âşık oldum. Bu sefer Özdemir Asaf’a…
Şey yani şiirlerine :)
Aslında Özdemir Asaf’ı severdim. Çok önemli birkaç şiirini biliyordum ama içten içe bir “vurgun olma” potansiyeli taşıdığımdan haberdar değildim. Geçtiğimiz günlerde bir duygusallık anındayken bir edebiyat sitesinde rastladım şiirlerine. Daha önce okumadığım halde çok beğendiğim şiirleri oldu. Sonra piyasadaki şiir kitaplarını araştırmaya başladım. Birkaç tane var gibi görünüyordu ama artık basımı yapılmıyor falan diye yorumlar da vardı ve üzüldüm. Bugün ise büyük bir kitapçıda hiç ummayarak “Özdemir Asaf” ismini gördüm bir rafta, üstelik şairin yayımlanmış yedi şiir kitabının bir araya gelmesinden oluşmuş bir kitaptı. “Çiçek Senfonisi”… Hemen aldım tabi. Şöyle bir göz gezdirmeyle bile onlarca şiirin tutkunu oldum. Ve sanırım başucu kitabımı buldum.
Yakında Özdemir Asaf’ın şiirlerinden, hayatından vs. kesitler alıp özel bir sayfa oluşturmayı planlıyorum. O zamana kadar dayanamadım, sizlerle paylaşmak istedim :)
Şiir gibi günler dileğiyle…

“…Sana gitme demeyeceğim,
Ama gitme, Lavinia.
Adını gizleyeceğim
Sen de bilme, Lavinia.”
(En ünlü şiirlerinden birinden bir kesit…Şimdilik;) )

Posted in AyseZeynep'e Özel

Anladım

6 Comments »

Şubat 8th, 2010 Posted 14:37

Bunca zaman bana anlatmaya çalıştığını, kendimi bulduğumda anladım. Herkesin mutlu olmak için başka bir yolu varmış, kendi yolumu çizdiğimde anladım. Bir tek yaşanarak öğrenilirmiş hayat, okuyarak, dinleyerek değil. Bildiklerini bana neden anlatmadığını anladım. Yüreğinde aşk olmadan geçen her gün kayıpmış. Aşk peşinden neden yalınayak koştuğunu anladım. Sevmek ile sevilmenin yolu önce kendini sevmekten geçermiş. Neden kendine aşık olduğunu anladım. Acı, doruğa ulaştığında gözyaşı gelmezmiş gözlerden. Neden hiç ağlamadığını anladım. Ağlayanı güldürebilmek, ağlayanla ağlamaktan daha değerliymiş. Gözyaşımı kahkahaya çevirdiğinde anladım. Ve sevilenle ağlayamıyor, kaçıyorsan ondan, çaresizliktenmiş. Senin acın için odamda tek başıma hıçkırıklarla ağladığımda anladım. Bir insanı herhangi biri kırabilir ama bir tek çok sevdiği acıtabilirmiş. Çok acıttığında anladım. Fakat hak edermiş sevilen onun için dökülen her bir damla gözyaşını. Gözyaşlarıyla birlikte sevinçler terk ettiğinde anladım. Yalan söylememek değil, gerçeği gizlememekmiş marifet. Yüreğini elime koyduğunda anladım. Tek başına ayakta durabilecek kadar güçlüysen, yanında tutanlar varmış. Neden hiç yalnız kalmadığını anladım. Ve Sana ihtiyacım var, gel diyebilmekmiş güçlü olmak. Sana git dediğimde anladım. Biri sana git dediğinde, kalmak istiyorum diyebilmekmiş sevmek. Git dediklerinde gittiğimde anladım. Dostun seni bir kez terk edermiş, bin kez değil. Aslında hep yanımda olduğunu anladım. Ve bir kez terk etti mi seni, affetmek çok zormuş, Ben de affedemediğin şeyin ne olduğunu anladım. Sana sevgim şımarık bir çocukmuş her düştüğünde zırıl zırıl ağlayan. Büyüyüp bana sımsıkı sarıldığında anladım. Özür dilemek değil, affet beni diye haykırmak istemekmiş, pişman olmak. Gerçekten pişman olduğumda anladım. Affedemem, çok geç demek gururdan başka bir şey değilmiş hâlâ sevgi varsa içinde eğer. Tutsak kalbimin kapılarını kırıp, içine baktığımda anladım. Ve gurur, kaybedenlerin, acizlerin maskesiymiş, sevgi dolu yüreklerin gururu olmazmış. Yüreğimde sevgi bulduğumda anladım. Ölürcesine isteyen, beklemez, sadece umut edermiş bir gün affedilmeyi. Beni affetmeni ölürcesine istediğimde anladım. Sevgi emekmiş, emek ise vazgeçmeyecek kadar ama özgür bırakacak kadar sevmekmiş. Anladım…

Can YÜCEL

Posted in AyseZeynep'e Özel

Kendimden Havadisler 3

1 Comment »

Ocak 11th, 2010 Posted 21:01

Bu böyle sürecek mi “Kendimden Havadisler” serisi yaptın, nereye kadar? Diyor olabilirsiniz =) Bilmiyorum sürer mi, ama uyumlu oldu, başlık ihtiyacımı da karşılıyor hem;)

Gelelim gerçek anlamda kendimden havadislere. Son zamanlarda gizemli, parolalı, üstü kapalı yazılarım var. Merak etmekte haklısınız. Ama uzun bir süre daha böyle devam edeceğini bildirmem gerekiyor. Hayatım adına önemli birtakım olaylar yaşıyorum ve değişik bir süreç olduğu kesin. Sadece bolca duaya ihtiyacım var, yapmak istediğim şeyde başarılı olmam için. Dualarınızı eksik etmezseniz ve ben hayırlısıyla üstesinden gelirsem bu işin, çok güzel günler bizleri bekleyecek =) Güzel bir bahar yaşayacağız inşallah birlikte… Web sitem tekrar canlanacak… Ben tekrar canlanacağım… Şimdilerde ruh halim de dengesiz. İdare edilmem gereken bir zamandayım anlayacağınız.

Bir süre yokmuşum gibi olacak. Ben yokken, herkese mutlu, huzurlu günler diliyorum =) kendinize iyi bakın.

Posted in AyseZeynep'e Özel