Ayşe Zeynep

Archive for the ‘Gezi’ Category

Kız Kulesi

7 Comments »

Ekim 17th, 2008 Posted 21:09

 
Hani sevdiğimiz insanlar dışında bir de sevdiğimiz cansız varlıklar vardır. Böyle gördüğümüzde içimizi titretir… Gelin gibi beyaz çiçekli bir ağaca, yağmur damlacıklarına veya minik bir kuşa vurgun olanlar vardır. Meğer ben de Kız Kulesi’ne vurgunmuşum da haberim yokmuş. Platonik bir aşk besliyormuşum kendisine karşı… Kurtlar Vadisi’nin efsane Elif-Polat’ının mekanı olmasının da bir etkisi olabilir bu durumda…
Bir süre önce bir arkadaşımdan rica ettim, beni götürmesini. O da kabul etmişti ve gün ayarlamaya çalışıyorduk. Geçtiğimiz hafta ben dersaneden (Kadıköy’de) çıktım, onunla buluştuk. Hiç aklımızda yokken birden “Hadi kız kulesine gidelim!!” dedim. Ve kalkıp gittik. Gidene kadar türlü türlü maceralar yaşadık, onlara hiç girmeyeceğim, önemli olan burada Kız Kulesi :)
Daha önce bir arkadaşım, hatfasonu Kız Kulesi’ne sandal falan yok demişti. Ben de, en azından izleriz uzaktan diye düşündüm. Kız Kulesi’ne yaklaştıkça bir baktık, kıyıdan 15 dakikada bir, bir deniz aracı kalkıyor. Üstelik ucuz da! Hemen atladık tabii ve başladı asıl yolculuğumuz…
Kulenin önce çevresini dolaştık. Şansımıza o gün hava çok güzeldi, yalnız kulenin etrafında çok rüzgar var. Saçlarım hep uçuştu hatta bir ara ben de uçacağım sandım :P Kenarlara, denize karşı banklar koymuşlar. Onlara oturduk, kayalıklara çıktım bir ara falan… Oralarda resim çekindik sonra iç kısma girmeye karar verdik. Ben açıkçası çok bakımlı olacağını düşünmüyordum, belki restore edildiği için bu kadar bakımlı belki de cidden güzel sahip çıkmışlar bilemeyeceğim ama içi çok güzeldi yani.
En üste (kulenin üstüne) çıktığımızda benim aşkım maksimum seviyeye ulaştı resmen. Muhteşem deniz, masmavi gökyüzü, martılar… İşte İstanbul! dedirtiyor insana… Buram buram huzur, aşk, gözyaşı, neşe… Tüm duyguların karışımı duruyor karşınızda… Başınızı ellerinizin arasına alıp saatlerce hiçliği düşünebilirsiniz… Önünüzden geçen sandallara yüreğinizi koyup, tüm kızların kaderinin bu kuleye bağlı olabileceğini bile hayal edebilirsiniz… Dilinizin ucundaki tüm sözcüklerden şiir yapıp, derin bir nefes alıp her şeyi haykırabilirsiniz… Birilerinin duyması gerekmez. Burası zaten duygularını haykıran varlıkların bulunduğu yer… Tüm uyum bu şekilde. Martının süzülüşü, bulutların şekli, dalgaların kayalıklara çarpışı, rüzgarın esişi… Hepsi sen hisset diye varlar!
Kalbimdekileri sözcüklere uydurmaya çalışarak daha fazla karalamak istemiyorum duygularımı… 
Resimlerin tamamı Ayşe Zeynep’e aittir…

İşte göklere meydan okuyan bir martı… Başımın üzerinde süzülüyordu, ben de çektim. Belki de bana poz vermiştir. :)

Burada bulutları çok beğendik. Ben de kaçırmamak için hemen çektim tabii…

 

Ellerin ceplerinde önce sahili boydan boya yürüyeceksin, kulağında Loreena Mckennitt… Tam Kız Kulesi’nin karşısına geldiğinde boş bir bank bulup dalacaksın manzaraya… Bir iki satır şiir yazıp, kitap okuyacaksın… İnce bellide sıcak bir çay içip hem içini hem yüreğini ısıtacaksın… Günler geçip gidecek; hayat şiir tadında, biraz da şarkımsı olacak…
Aşık oldum! Kız kulesine…

Posted in Gezi

Fethiye - Göcek

2 Comments »

Temmuz 28th, 2008 Posted 23:54

Tatilde çektiğimiz bazı resimlerden güzel olanları seçtim ve kısa bir tanıtım yapayım dedim :P
Devamı gelir, daha bilgisayara atmadığım bir kısım da var :)  

Burası Likyalılardan kalma bir kaya mezarlık. İçerisinde aile mezarı olduğu söyleniyor. :)
Kaya Köy… Eskiden Yunan köyüymüş burası. Taştan yapılma bir sürü ev… :) Mübadele zamanında Yunanlılar göç etmişler. 
Gemiler koyu. En soldaki bizim yat :) buradan çıktık yolculuğa.
Bizim yat…
Kelebekler vadisi :)
Mart-Nisan aylarında milyonlarca kelebek bulunurmuş burada. Ama bu mevsimde hiç kelebek yok. Bolca yılan varmış şu an :) bu yüzden kıyıya yaklaşıp geri döndük.
V şeklindeki yerde sağ tarafta şelale var. Şu sıralar çok cılız akıyor. Mart-Nisan aylarında hem şelale gür akıyormuş hem de kelebekler çoğalıyormuş :)
Yamaç paraşütçüleri… Onlarca var gökyüzünde :)
Ölü Deniz’in giriş kısmı. Şu karşıda gördüğünüz sahilden ön taraftaki kayalıklara kadar yüzdüm. Buradan kısa göründüğüne bakmayın, en az 200 metre var ve sona ulaşıncaya kadar canım çıktı :D
Ölü Deniz plajı…
Aya Nikola Adası. Yukarıda gördüğünüz tünel gibi şey gerçekten bir tünel :D Bizans kralı, denize inerken güneş görmemek için bu tüneli kullanıyormuş. (ne saçma bir şey :P )
Aya Nikola’nın uzaktan görünüşü…
Burası Aya Nikola mıydıı başka bir yer miydi hiç hatırlamıyorum. Ama suyu çok berrak ve karşıdaki duvarlar eski Bizans şehrinden kalma evler :)
Kaldığımız otelde bir yer. Köprüden çekmiş ablam :)
Yelkenli :) çok romantik görünüyordu :P

Posted in Gezi

Erikli Köyü

11 Comments »

Temmuz 26th, 2008 Posted 22:00

Erikli köyü, Bilecik’in Bozüyük ilçesine bağlı bence dünyanın ennn güzel köyü :D (kendi köyümüz diye söylemiyorum :P )
Genelde yazları 2-3 günlüğüne piknik yapmaya ve akrabalarımızı görmeye gideriz. Geçen hafta cumartesi günü de düğün sebebiyle oradaydık ve bir gün erken gidip bütün gün köyde piknik yapıp, tepeleri, ormanları gezdik.  
Gezi boyunca ablam bir sürü fotoğraf çekti. Ben de en beğendiklerimden birazını buraya ekledim. Hepsini açıklayacağım :)
NOT: Buradaki her resim AyseZeynep’in kız kardeşine aittir.
  Bu minik çilek, babamın teyzesinin evindeki bahçede kalmış son çilekti. Ablam da resmini çekti :) sonra küçük kardeşim de yedi. Ben çok sevdim bunu :P
Bazı evlerin yukarıdan görünüşü…
Buğday tarlası :) Altın deniz… Öyle müthiş ki gerçeği…
Köyün çobanı :) keşke ben de koyunlarla uğraşsam da insanlardan kurtulsam diyor insan ;)
Köyümüzdeki göl… Bir sürü kurbağa, yılan falan var, biraz da balık varmış sanırım. Manzarası güzel açıkçası :P
Biz fotoğraf çekerken o da çıkıp poz verdi :) nette yayınlanacağını bilse bu fotoğrafın daha iyi yüzerdi eminim :P
YUSUFÇUKKKK!!! Kelebekten sonra eeennn sevdiğim hayvan :) Bu kareyi çok beğendim. Ablamın fotoğraf çekişine, Rabbimin de yarattıklarına bir kez daha hayran oldum.
Bu ağaç köyün en güzel ağacı. Yaprak Dökümü dizisindeki ağaca benzettik biz :P tarlada çalışan köylüler gelip gölgesinde dinleniyorlarmış. Benden de güzel bir aşk hikayesi çıkar bu ağaca dair :P çok sevdim :)
Papatyalarrr…
Köylüler tarlada çalışıyorlar…
Gördüğünüz taş Romalılara aitmiş galiba. Eskiden bir toprak kazımında çıkmış ortaya. Kazsak belki bir şehir çıkar :P
Babamın teyzesinin evinden bir köşe. Harikulade bir köy evi :)
Tarlalar…
Köyün üstten görünüşü…

Resimler şimdilik bu kadar :) ablama buradan teşekkür ediyorum. İnşallah sevdiğim herkesi köye götürme fırsatım olur :) daha anlatmadığım birçok güzelliği var çünkü… Benim gibi hayran olacağınızdan eminim :)

Posted in Gezi